Breaking News
Home / Uncategorized / Aldous Huxley

Aldous Huxley

Aldous Huxley, 1894’te İngiltere’nin Sussex bölgesindeki Godalming kentinde dünyaya geldi. İngiliz roman ve deneme yazarlarındandır.

Aldous Huxley, birçok ünlü bilim insanı ve sanatları yetiştirmiş olan Huxley ailesinden geliyordu. Oxford’da bulunan  Eton College’da okuduğu sıralarda gözlerindeki bir rahatsızlık yüzünden kör olma riski ile karşılaşınca, öğrenimine mecburi olarak ara vermek zorunda kaldı. Sonradan yine Oxford Üniversitesi’nde bulunan Balliol College‘da okudu.

Romanları ve denemeleriyle tanınmış olmasına karşın kısa hikâyeler, şiir, gezi yazıları, film hikâyeleri ve senaryolar ile de uğraşmıştır. Roman ve denemelerinde sosyal norm ve idealleri, bilimin insan yaşamında yanlış kullanımını eleştirmiştir. Parapsikoloji ve mistik temelli felsefelerle ilgilenmiş ve bu konularda yazılar kaleme almıştır. Özellikle Türkçeye “Kadim Felsefe” adıyla tercüme edilen “Perennial Philosophy” adlı eseri Perennial Felsefeyi çeşitli çevrelerde yeniden gündeme taşımıştır. Ayrıca Cesur Yeni Dünya adlı yapıtı distopya türünün önemli bir örneği sayılmaktadır.

Cesur Yeni Dünya

Hiciv türünde yayımladığı eserler ile döneminin en dikkat çekici yazarlarından olan Huxley, Cesur Yeni Dünya’da eleştirel bakış açısını hayal gücü ve kara mizah ile harmanlıyor. Böylece yazar, eserinde geleceğin modern toplumuna ağır bir insanlık dersi veriyor.

Romanını Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasındaki dönemde kaleme alan Aldous Huxley, okurlara 30’lu yılların karamsar atmosferini güçlü bir şekilde hissettiriyor. Savaşın ve gelişen teknolojinin insanlık üzerinde yarattığı etkiye dikkat çeken yazar, eserini 1946’da – İkinci Dünya Savaşı’nın bir yıl sonrasında – yeniden gözden geçiriyor. Kitaba bu süreçte eklediği önsöz ise Huxley’nin eleştiri gücünü en çarpıcı şekliyle ortaya koyuyor. 

Şu An Yeni Bir Takvimin İçindesiniz!

Cesur Yeni Dünya romanındaki olaylar, 26’ncı yüzyıl İngiltere’sinde geçiyor. Ancak eserdeki zaman “Ford’dan sonra 632 yılı” olarak adlandırılıyor. Bu bağlamda Henry Ford’un üretim bandını icat etmesi, dönemin insanları tarafından yeni bir milat olarak kabul görüyor. Eserde anlatılan dünya düzeninde “maddiyat ve tüketim” yüceltilirken, “insan” bu düzende sadece bir ürün olarak yer buluyor.

Romanda, tıpkı Avrupa tarihindeki Dokuz Yıl Savaşı gibi bir savaş dönemi oluyor. Sonrasında yaşanan ekonomik darboğazdan sonra ise Cesur Yeni Dünya olarak adlandırılan bir düzen kuruluyor. Bu düzende insan ırkının devamı da üretim bantları ile sağlanıyor. Hastalıklar, savaşlar ve fakirlik gibi zorluklar böylece ortadan kaldırılıyor. 

Mutlak huzurun hakim olması için yapılan tüm çalışmaların beraberinde, sanatsal etkinlikler de tamamen yasaklanıyor. Ve bundan dolayı insanlık, kendini tamamen tüketecek zevklerin esiri olarak yaşamını sürdürüyor. Peki, bu gaflet sizce ne zamana kadar sürebilir?

Yayınlar

  • Krom Sarısı, 1921, 
  • Cesur Yeni Dünya, 1932, 
  • Maymun ve Öz, 1948,
  • Ses Sese Karşı, 
  • Algı Kapıları, 1954, 
  • Cennet ve Cehennem, 1956, 
  • Ada, 1962, 
  • Mona Lisa Tebessümü, 
  • Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret, 1958
  • Denemeler
  • Edebiyat ve Bilim
  • Ekoloji Politikası
  • Kalıcı Felsefe, 1946

About admin

Check Also

Birkan Sokullu Kimdir, Nerelidir? Oynadığı Diziler

Son zamanlarda Türkiye’de en çok izlenen diziler arasında yer alan Masumlar Apartmanı, gerçek bir hayat …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir